22
Nisan
2014
Yorum Yok
Genel
Bu alana reklam verin

Twitter ve İnsan Egosu

Tanınmak, bilinmek, sözlerinizin ve hareketlerinizin imrenilmesi, alkışlanması insanoğlunun en eski alışkanlığıdır.

Hiç tarih sürecine girmeden bugünün en popüler sosyal medya sitesi olan Twitterdan başlamak istiyorum.

Twitter aslında asosyal değil de, sosyal hayatın teknoloji ile harmanlaşmasını hedefleyen bir projeydi. Evine kapanıp tüm gününü pc başında geçirenlerin, sanal arkadaş arayanların yani kısaca asosyallerin değil sosyal hayatı olanların ve bu sosyal hayatı paylaşmak isteyenler için teknolojik bir gelişimdi. Nerde olduğumuzu ne yaptığımızı arkadaşlarımızla paylaşma sitesi.

Ama insanın sonsuz yalnızlığı yine galip geldi. Ve insanlar yalnızlıklarını paylaşmaya başladılar. Kiminin yalnızlığı komik, kiminin düşündürücü, kiminin hayata bakışının yansımasıydı. Yazılanların muhteviyatı değişik olsa da, güzel ve akılda kalıcı yazanlar sıyrılıp sivrilmeye başladılar ve ‘fenomen’ dediğimiz twitter kullanıcıları oluşmaya başladı. On binlerce takipçisi olan bu kullanıcılar tanınmışlıklarının da bir getirisi olarak  hem sosyal medya üzerinde etkili birer isim hem maddi kazanç hem de en başta belirttiğim ego tatminini kazandılar.

Takipçi sayısının fazlalılığı ile maddi ve manevi kazanımlar elde edilmeye başlanınca Twitter kısa sürede şöhret peşinde koşanların mekanı oldu. Artık tek amaç ‘her ne şekilde olursa olsun’ takipçi sayısını bi’şekilde artırıp hitap edilen kitleyi büyüterek bu pastadan pay kapmak olmuştu.

Eski şarkıcı, iş yapmayan menejer, unutulan haber spikeri, artık köşesi olmayan gazeteci tiwtterdaki hesabından olay yaratacak açıklamalar yapıyor, kimisi soyunuyor, kimisi resmen kavga çıkarmak için göz önünde bulunan medyatik insanlara hakaret ediyordu. Ki çok kısa sürede bu unutulmaya yüz tutmuş simalar kendilerine yeterli takipçiyi sağlayarak yeni nesil medya içinde tekrar söhreti yakaladılar.. Bi’şekilde.!

Hatta bunların içinde twit atarak birbiri ile kavga edenler, ilan-ı aşk edenler, birbirlerinin açıklarını ifşa edenler, sataşan (az) ünlü karakterler de vardı. Yeni mecra herkesin ilgi odağı idi ve bunu olabildiğince kazançlı kullanıyorlardı.

Peki bu sürek avı içinde şöhret olma hayalleri kuran diğer kullanıcılar ne yaptılar?

Onların ki daha acıklı..

Bir anda soyunup, çıplak fotograflarını paylaşanlar..
Gün boyu küfrederek dikkat çekmeyen çalışanlar..
Yatak odası fantezilerini anlatanlar..
Sürekli olarak siyaset yazıp, klavyeden ülke kurtaranlar..
Aşk böcekleri..
Futbol profesörleri..
Hayatın anlamını 140 karakterde çözen filozoflar..

Bunlar ilk aklıma gelen tipler..

Peki bunları yapmak yetiyor muydu takipçi artırmaya..? Elbette ki hayır. Aynı yolu aynı hızla koşan binlerce insan içinden sıyrılmak çok da kolay değildi elbet.

O zaman bişeyler yapmalı, bu koşuyu bi’şekilde hızlandırmak gerekiyordu.. İlk yapılan takipçi sayısı yüksek bir fenomenle kanka olmak ve ona ‘kanka ya, beni ff’lesene ya’ ya da dm’den tweetini gönderip ‘canımsın sen ya, bunu rt’lesene’ demek idi.. Bir süre sonra bu sonuç vermemeye ya da fenomenler buna uyanıp buna izin vermemeye başladılar.

Bu sefer kendi arasında didişen ünlülerden birinin yanında saf tutup, bi’şekilde ‘ben sana hayranım, en büyük hayranın benim, ben senin için ölürüm’ gibi yavşaklıklarla kendini takip ettirip, yine türlü şaklabanlıkla kendi pr’ını o twit ünlüsü üzerinden yapmaya çalıştılar. Ki bu durum hala da devam ediyor.

Bunların dışında parayla satın alınan takipçiler var. Bir nick, bir fotodan ibaret olan. Hatta çoğu zaman avatarları bile olmuyor bunların. Bilgisayar yazılımcıları tarafından yaratılan robot hesapların takibi sayesinde mutlu olan insanlar yarattık zamanla.. Ve bu tatmin için para ödeyebilecek kadar akıl yitimi yaşayan insanlar.

Sonra iki ayrı delilik daha ortaya çıktı.. takip edeni takip ederim deyip, onbinlerce kişiyi takip edip ettiren tipler.. Ve yine takipçi sayıları yüzbinleri bulan saçmasapan RT hesapları.

Yani insanoğlu kendi yeteneksizliğinin üstünü, rakibi karşısında gücü yetmediği zaman hileye başvuran kaypak dövüşçü gibi kapamıştı tekrar.

Parasıyla..
Yavşaklığıyla..
Memesiyle götüyle..
Hileyle..

Twitter bazılarımızın olduğu gibi, bazılarımızın da olmaya çalıştığı gibi gözüktüğü bir yer.
Kimileri ‘ben buyum’ deyip kendini ortaya koyarken, kimileri de ‘ben bu olmak istiyorum’ diye kendini feda ediyor. Kişilik sorunları yaşayan ergen bir çocuk kararsızlığı ile karşı karşıya kaldığımız bu durum elbette ki düzelecek. Lakin insanoğlunun mayası bozuk olduğu için muhakkak ki başka iç bulandırıcı örnekleri başka mecralarda tekrar, tekrar da yaşayacaktır.

Fırat Kapucu

Bir önceki yazım olan Salih Mirzabeyoğlu kimdir? başlıklı makalemde Salih Mirzabeyoğlu, Salih Mirzabeyoğlu hangi cezaevinde ve Salih Mirzabeyoğlu kimdir? hakkında bilgiler vermekteyim.

Bu alana reklam verin
[ Benzer Yazılar ]
  • YouTube Kazançlarına Vergi Geliyor!


    Online olarak Adsense gibi servisler üzerinden gelir sağlayan kişilerden bugüne kadar vergi alınmazken, bu konu sık sık tartışmalara yol[...]
  • Operatörlerden Ücretsiz Haberleşme Paketi


    Türkiye’de yıllar önce yaşanan darbe olayları sonrasında geçtiğimiz akşam yeniden bir grup tarafından darbe girişiminde bulunuld[...]
  • Mesnevi’den


    Yıllar önce, çok uzaklarda bir adam varmış. Bu adam çalışmak amacı ile çok uzaklara gitmiş ve yıllarca çalışmış. Sonunda memleke[...]
  • Kamber Ateş Nasılsın?


    Aklı yapacağı görüşte, kulağı hoparlörden okunacak isimlerdendi… Hoparlörlerden beşinci kez isimler anons edildiği bir anda ken[...]
[ Ne Demişler ? ]

İçerik, yazı ara
denizli avukat
Watch Dogs indir
Sponsor
Sponsor
Sponsor
Sponsor
Sponsor
Sponsor
Twitter'da Takip Edin !
  • 4 Adımda Kolay İngilizce Öğrenme Yöntemleri https://t.co/WOQJCu2NLZ
  • Google Plus Profilim